Hey gidi zaman, Takvimden dökülen yapraklar misali, Kaybolup gittin sonbahar rüzgarlarıyla... Bedenim çökük,alın yazım dökük, Kalbim fukara,yarınlarım sönük, Herşeye rağmen soluk alıyorum ya! Ona bak sen... Umutlarımı süpürdüğüm, Ele avuca sığmayan Kavruk tenli akşamların, Serseri türküsüyüm ben... Notalara sığmaz benim şarkım. Tüm zamanlara meydan okur,baş kaldırırım. Yokluğuma direnir ruhum. Ayaza keser yollarım da, Ben yine düşe kalka giderim menzile... Gözlerimin açlığı sanadır esmer bakışlım. Yoksa herşeye tokum ben. Bir lokmaya katık ederim sevgini, Sabahın seherinde düşerim yollara, Mecnun'a sevdalı Leyla'nın tenidir üzerime giydiğim. Çöl esiridir adımlarım, Kaybolur bastığım yerler, Kumlara karışır gölgem. Bir damla gözyaşımla yeşerir bozkır yüreğin, Kendi yüreğimi terk ederimde, Seninkini asla... Namlunun ucundaki ölümdür, Bakışlarında ki zehir. Bana düşen içmektir o zehri kanasıya... Kana kana içmekse ölüm, Onuda içerim esmer bakışlım.
Kaç bahara hasret,kaç yüreğe kırgın, Kaç acıya yangın bende ki bu bakışlar...
Şennur Yıldırım/01.02.2010/düzce...
|